Anasayfa    |   Künye    |   İletişim  
 

Konya'nın Güçlü ve Tarafsız Haber Gazetesi
 
 
 
Güncel Yaşam Spor KONYA Siyaset Ekonomi Röportaj Eğitim Sağlık Dünya Kültür Sanat  

 
Konya'da silah kaçakçılığı operasyonu! Tabancayı iç çamaşırında saklamış      Konya'daki cinayetle ilgili 2 kardeş tutuklandı      Konya'da köpeklerin saldırısına uğrayan çocuk ölümden döndü!      Mehmet Özdilek Trabzonspor eşleşmesini değerlendirdi      Konya'da koruma altındaki "kuş cenneti" misafirlerini ağırlıyor      Kudüs ve Batı Şeria şehitlerini uğurladı      Takılarla kaçan "sahte gelin" Konya'da yakalandı      Kudüs direnişinin sembol ismi Cüneydi kendine uygulanan işkenceyi anlattı      Konya Şeb-i Arus'a hazır      Bakan Zeybekci: KDV ile ilgili güzel bir karar alındı      Polis ve jandarmaya saldırı helikopteri      Dar gelirli 31 bini aşkın aile "konut" sevinci yaşadı      Şehit olan engelli Filistinlinin babası: "Bugün İbrahim'in düğün günü"      AK Parti'de gençleşme süreci      İnternette en çok 'eve kadar fiber' tercih ediliyor      Konya'nın da aralarında bulunduğu 20 ilde 'dolandırıcılık' operasyonu: 16 tutuklama      70 milyar liralık yatırım teşvikinde sona gelindi      "Postnişin Hazreti Mevlana'nın makamıdır"      Irak'a kaçırılan çocuklar Türkiye'ye dönmek istiyor!      Engeline rağmen sema tutkusundan vazgeçmedi     

Keneler Temmuz ve Ağustos aylarında etkinliğini artırıyor

07.07.2017
  
 
Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Uslu, kenelerin “ixodidae” ailesinde bulunan “Hyalomma marginatum marginatum” türünün, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne (KKKA) neden olduğunu belirterek, “Ülkemizde çok sayıda bulunan Hyalomma marginatum marginatum, nisan ve ekim ayları arasında, özellikle sayısal bakımdan temmuz-ağustos aylarında kırsal alanlarda insan ve diğer canlıların vücuduna tutunarak tehdit oluşturmaktadır” dedi. 
 
Prof. Dr. Uslu yaptığı açıklamada, Hyalomma marginatum marginatumun, iki konaklı keneler olduğunu, dişi kenelerin, 100 ile 5 bin arasında değişen, kehribar renginde 0,4-0,5 milimetre büyüklüğündeki yumurtalarını, ağaç kovuklarının altına, taş aralarına bıraktığını söyledi. KKKA’nın, Türkiye’de ilk defa 2002 yılında görüldüğünü ve 2003’te teşhisinin konulduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, Türkiye’de Kelkit Vadisi, Tokat, Yozgat, Çorum’da, özellikle kırsal ve ormanlık alanın kesiştiği bölgelerde KKKA’nın ortaya çıktığını, virüsün de bu bölgelerdeki hayvan hareketleriyle ülkenin farklı yerlerine taşındığını belirtti.

“İNSANLAR VÜCUTLARINDA KENE OLDUĞU HİSSİNE VARAMIYOR”

KKKA’nın, kenenin direkt olarak insan kanını emmesiyle gerçekleşebileceğini dile getiren Prof. Dr. Uslu, virüsün hayvanlardan süt sağımı esnasında kenelerin ezilmesi sonucunda bulaşabileceğini, kesilen küçükbaş ve büyükbaş hayvanların etlerine temasıyla da gerçekleşebileceğini anlattı. Prof. Dr. Uslu, kenelerin genellikle insanların diz kapağının arkasında, kasık bölgelerinde, göbek çevresinde, koltuk altlarında, boyun ve enselerinde, kulak arkalarında,  derilerinin ince olduğu bölgelerde tutunma olasılığının fazla olduğunu belirterek, “KKKA’ya sebep olan ve ülkemizde çok sayıda bulunan Hyalomma marginatum marginatum, nisan ve ekim ayları arasında, özellikle sayısal bakımdan temmuz-ağustos aylarında kırsal alanlarda  insan ve diğer canlıların vücuduna tutunarak tehdit oluşturmaktadır. Bunun en önemli özelliği kenenin vücuda tutunduktan sonra insanlarda kenenin tutunduğuyla ilgili herhangi bir belirti göstermemesi. Çünkü kene tutunduğu zaman kenenin salgıladığı anestezik bir madde sayesinde insanlar kenenin vücuduna tutunduğu hissine varamıyor. Kene, insanlarda tutunmasının ardından, 24 saat üzerinden geçmişse insanlarda gribal bir enfeksiyon gibi kendini göstermektedir. İlk etapta, ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma olabileceği gibi ishalle de kendini gösterebilmektedir” şeklinde konuştu. 



“KENE TÜRÜNÜN BELİRLENMESİ TEDAVİ SÜRECİNE ETKİ EDİYOR”

Vaka sonrasında hastanın, keneyi kendi imkanlarıyla çıkarmaması gerektiğini, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Uslu, “Tek bir hamlede tutulup çekildiği zaman özellikle kene, tükürük bezlerindeki virüsü anında insana bulaştırabilmektedir. Onun için kenenin vücuda yapışık olan en yakın bölgesinden tutulup, hafifçe biraz çektikten sonra bir dakika kadar beklenmesi gerekmektedir. Çünkü kene, hipostomun üzerinde bulunan diş benzeri yapılarını bir dakika içerisinde kapatıyor. Kapattıktan sonra ise tek, ani darbeyle kenenin hipostomunu içeride, vücutta kalmayacak şekilde çıkarılıp alınması gerekmektedir. Kene çıkarıldıktan sonra Hyalomma marginatum marginatum olup olmamasının belirlenmesi için kenenin öldürülmemesi ve ezilmemesi gerekmektedir. Kenenin, parazitoloji laboratuvarına gönderilip larva mı, nimf mi, erişkin mi olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Tedavinin nasıl yapılacağı, tedavi şeklinin kararlaştırılması açısından kene türünün belirlenmesi önem arz ediyor” diye konuştu.

“İLAÇ KULLANIMINDA ÇEVREYE DUYARLILIK GÖSTERİLMELİ”

Prof. Dr. Uslu, hayvanlarda kenelerin genellikle kasık bölgesi, kuyruk altı, göğüs çevresi, kulak içerisi, tırnak araları, boyun bölgesi, baş kısmının ulaşamayacağı bölgelerde çok sayıda bulunabileceğini ifade ederek, “Bunun için özellikle sütü sağılan hayvanlarda süte geçmeyen ilaçların kullanılması gerekmektedir. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ilaçlanmalıdır. Hayvan hareketlerinde o bölgedeki virüsün diğer bölgelere taşınmaması büyük önem arz ediyor. Onun dışında çevre ilaçlaması da yapılması gerekir fakat; ilaçlama yapılırken insana, hayvana, bitkiye zarar vermeyen, kalıcı etkisi fazla sürmeyen ilaçların kullanılması hassasiyetle belirlenmelidir” dedi.

“İNSANLARIN HİÇ GİDİLMEMİŞ BÖLGELERE GİTMEMESİ GEREKİR”

Kişisel koruma yöntemlerinin bilinçli şekilde uygulanmasının önemli olduğunu anlatan Prof. Dr. Uslu, “Kırsal alana çıkmadan önce kene kovucu spreyler uygulanmalı. Ultrasonik dalga yayıcılar da 100 metrekareye kadar keneye karşı etkili olabilmektedir. Onun haricinde, maliyeti oldukça yüksek nanoteknolojik materyalden üretilmiş pantolon, atlet, çorapların tercih edilmesi de kene vakalarına karşı tedbir olabilmektedir. Kırsal alanlarda açık renkli elbiseler giyilmeli ve özellikle pantolon paçalarının çorap içerisine konulması gerekir. İnsanların bakir alanlara, hiç gidilmemiş bölgelere gitmemeleri tavsiyeler arasında sayılabilir” ifadelerini kullandı.

“BEÇ TAVUĞU, KEKLİK MÜCADELEYE UYGUN DEĞİL”

KKKA ile biyolojik mücadele kapsamındaki çalışmaları değerlendiren Prof. Dr. Uslu, “Bunun için avcı böcekleri, kene mücadelesinde kullanılabiliyor. Onun haricinde yine entamopatojen nematodlar dediğimiz Heterorhabditis bacteriophora kenelerin larvalarını yemekte, mücadelede kullanılabilmektedir. Fakat bu yöntemin, entamopatojen nematodların kullanılabilmesi için özellikle ortamın nemli olması gerekmektedir. Aksi takdirde laboratuvarda ürettiğimiz nematodlar ölmektedir. Yine mücadelede kullanılan beç tavuğu veya keklik, belirli miktarda keneyi yedikten bir süre sonra kendisi kene toksikasyonundan, kene felcinden hayvanımız ölmektedir. Dolayısıyla bunlar, keneyle mücadelede uygun bir yöntem değil” diye konuştu.

Prof. Dr. Uslu, keneyle mücadelede, Sağlık Bakanlığı ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın aşı çalışmalarının hızla devam ettiğini, kısa sürede sonuç alınacağı umudunda olduklarını da sözlerine ekledi.

 
 
 
 
 
       
 
  Toplam 0 adet yorum.  
 
Sağlık
» Konya'da “Kalbim Tekrar
» Sigaraya yeni tedbirler g
» Tütünle mücadele akci
» Konya’da Diyabet ve KOA
» Grip aşısını kasımda
» MEB ilk ödemeleri yaptı
» NEÜ ve İl Sağlık Müd
» Uzmanlardan grip uyarıs
» "Yaşam tarzı değişikl
» "Markasını bilmediğini
» "Elektronik sigara tedavi
» Konya'da her 10 kişiden
» Mide rahatsızlıklarınd
» Organları 5 hastaya umut
» Bacağından alınan doku
»  Kamuda sülük ve hacama
» KKKA aşısı insanlar ü
» Halk sağlığında doğr
» "Böbrek kaynaklı en bü
» Dünyaca ünlü diş prof
» "e-Nabız" kullanıcısı
» Karnından 9,5 kilograml
» Böbreğindeki 20 santime
»  Milli Eğitim Bakanı Y
» "Grip aşısı ölüm ora
» Kurban eti nasıl tüketi
» Konya'da anne karnındaki
» Ölümün kıyısından 5
» Tüketicilerin "GDO'lu ye
» Fizikon yeni binasında!
» Küçük tedbirlerle sıc
» Keneler Temmuz ve Ağusto
» "Aşırı sıcaklar 'deli
» 'Tane sigara, nargile ve
» Sağlık Bakanı Akdağ'd
» Kalp nakliyle hayata tutu
» MEB'den öğretmenlere "y
» İlkokul birinci sınıft
» Meram Tıp'ta erken bayra
» Konya'da kalp damarları
» Konya'da 40 genç hayata
» Konya Eğitim ve Araştı
» Bakanlıktan 'sağlıklı
» Felç geçiren hasta şah
» Babasını hayattan kopar
» Konya'da çocuklar ameliy
» Konya "Danışman eczanel
» Akıllı telefon kullanı
» "Benim için küçük bir
» Konya'da dünya tıp lite
» Türkiye'de yılda 40 mil
» Uygun karaciğer bulundu
» Konya Kitap Günleri'ne y
» Konya'nın Türkiye'ye ö
» "Sağlık hizmetlerinde m
» Annelerine "hayat vermek"
» Göz tansiyonuna dikkat!
» Konya'da ayak parmağınd
» Sigara satışına ayar!
» Konya'da bir kişinin kar
» Defne bebek Konya'da sağ
» Konya'da anne karnındaki
» Konya'da Eren bebeğin 'm
» 53 liraya her türlü sa
» Konya'da sezaryene karş
» Aile hekimi sayısı arta
» "Kanseri önlemek mümkü
» Türkiye'de her üç kiş
» Yeni jenerasyon ilaçlar
» İş yerinde sigara içil
» Sağlık çalışanların
» NEÜ Meram Tıpta bir gö
» Acil servisteki yoğunlu
» Hayata film gibi dönüş
» Azez'de yaralanan 3 kişi
» Konya Kadın Doğum ve Ç
»  Sigara yasağı genişle
» Taklit ve tağşiş yapan
» "Minik prenses" büyümek
» Tütünle mücadele için
» Minik Darin doktor bulam
»  Koç: En nitelikli sağl
»  'KOAH'dan korunmak için
»  Artık bu tedavi için K
»  Konya'da hasta yakını
» "Demir gibisin" dediler,
» Konya'da sıkı sigara de
» Konya'da 10 aylık bebeğ
» Çocuklara yönelik tıbb
»  Tütünle mücadelede de
 
 
 
 

 

Şehir Seçiniz
 Untitled Document
Şehir : Konya  
 
 
Anasayfa      Güncel      Yaşam      Spor      Siyaset      Ekonomi      Röportaj      Eğitim      Dünya      Kültür Sanat     
 
 Copyright © 2015 haberliyorum.com design by phpyazilim.com